Tansel Kolcu yazdı

      Bu sezon ligin zirvesi ile aralarında 35-40 puan bulunan ve başarısız bir sezon geçiren Trabzonspor ile Beşiktaş, başarısız geçirdikleri  bir sezonu, en azından bir kupa ile kapatmak düşüncesi  ile çıktıkları 62. Ziraat Türkiye Kupası Final maçında, Atatürk Olimpiyat Stadını dolduran yetmiş bini aşkın seyirci önünde karşı karşıya geldiler. 

      Maça her zaman olduğu gibi rölantide başlayan Trabzonspor, 13. dakikada Onuachu’nun müthiş mücadelesi ile yarattığı ve ağlara gönderdiği top ile 1-0 öne geçmesine rağmen, moral üstünlüğü bir türlü eline alamadı. Gol sonrası skoru artırmak düşüncesi, tabii ki her zaman olduğu gibi Trabzonspor’a çok uzak. Onuachu’nun üstün gayreti ile atılan gol ve sonra her zaman olduğu gibi yenilen baskı ve mahkum oyun. Golün “geliyorum” dediği dakikalarda, bizim gibi oyunu seyredip oyuna müdahale edemeyen kenar yönetimi ve Bardhi’nin ilk yarının uzatma dakikasında ve alakasız bir pozisyonda yarattığı penaltı. Devre arasına önde girip, Beşiktaş’ı moral olarak geriye itmek varken, büyük bir hata ile Beşiktaş’a verilen moral motivasyon. İkinci yarı, sanki ilk yarı çok iyiymiş gibi aynı oyuncularla oyuna devam ve gelen 2. Beşiktaş golü. Oyunun bitmesine 1 dakika kala gelen Pepe’nin golü ama maçı uzatmaya götürmekten aciz bir oyuncu grubu ile kenar yönetimi. 

Bir yanda, başarısız bir sezon geçiren, ligde yenilmedikleri takım kalmayan ama bugün oynadıkları oyun ve mücadele  ile kupayı daha çok istediklerini ortaya koyup bunu skora yansıtan ve kupayı alan bir Beşiktaş, diğer yanda Beşiktaş’ı üçüncülük yarışında geride bırakıp moral motivasyon olarak öne geçip maça öyle çıkan, maçta da ilk golü bulup öne geçmesine rağmen  bunu kullanamayıp, mahkum bir oyun sergileyen ve kupayı alamayan bir Trabzonspor.

      Uğurcan, Onuachu ve Mendy haricinde oyuna ağırlığını koyabilen başka bir futbolcunun olmadığı, bizim gibi maçı seyreden bir kenar yönetiminin olduğu bir final maçını kazanmamız tabii ki beklenemezdi ve sonuçta da kazanamadık. Umut Güneş, Bardhi gibi  alt ligde bile forma giyemeyecek orta saha oyuncularının olduğu bir takımın bugün maç kazanması, zaten mucize olurdu. Sonuçta da kazanamadık.

      Maç öncesi odasına boş çerçeve asıp, kariyerinde eksik olan Türkiye Kupası ile çekilen fotoğrafı bu çerçeveye yerleştirmek isteyen Abdullah Avcı, maalesef bizim gibi hayal kırıklığına uğradı. Sayın Hocam; Kulüpte şimdiye kadar dolan boş çerçeveler, cesur yürekler tarafından cesaret ile dolduruldu. Korku, bizim iklimimize ters. Trabzonspor’a bu korkak oyun yakışmıyor…Bu oyun devam ettiği müddetçe, çerçeveler boş kalmaya mahkum ve kum saati hızla boşalmakta…Bilesin…

      Sayın Başkan, bence transfer yapmayıp, kulübün ekonomisini düşünmeli ve eldekiler ve altyapı takviyesi ile devam etmeli. Abdullah Avcı’ya Real Madrid kadrosunu versen, oynayacağımız oyun sonuçta bu korkak futbol olur. Yazık değil mi bunca harcanan ve harcanacak paraya?

      Maçın hakemi açıklandığında algı yapan Beşiktaş taraftarı başarılı oldu diyebiliriz. Zira maçın hakemi maç boyu tüm takdir haklarını devamlı Beşiktaş’tan yana kullandı. Halbuki, iddia edilenin aksine, bu hakem bir önceki Beşiktaş Başkanının ısrarla maçlarına istediği hakemdi…