Tansel Kolcu yazdı

Süper Ligin 16. haftasında, deplasmanda İstanbulspor ile karşılaşan Trabzonspor, 11. dakikada Trezeguet’in golüyle öne geçtiği maçta, 39. dakikada Muammer’in golüyle avantajını yitirse de, 68. dakikada Onuachu, takımını yeniden öne geçiren golü atıp, skoru 2-1 yaptı. Bu gol sonrası, İstanbulspor’lu futbolcuların itirazı sonucu değiştirmeyince, İstanbulspor Başkanı Ecmel Faik Sarıalioğlu, radikal bir karar ile takımını sahadan çekerek, soyunma odasına götürdü. Bir süre saha içerisinde bekleyen Maçın Hakemi Ali Şansalan, İstanbulspor sahaya tekrar çıkmayınca soyunma odasına giderek maçı sona erdirdi. Süper Ligde rastlanmayan böyle bir olay sonrası, maçın sonucunu ve İstanbulspor’un alacağı cezayı TFF’nin kararı belirleyecek.

Maça, Gaziantep maçının aksine, yine tutuk başlayan ve rakip ceza sahası içerisinde çoğalamayan Trabzonspor, 11. dakikada öne geçse de, oynadığı futbol, skorun artacağı değil aksine eşitleneceği izlenimi veriyordu. Bu izlenim 39. dakikada tabelaya yansırken, ilk yarı da bu sonuçla sona erdi. Gaziantep maçında, kenar ortalarında kendi rekorlarını kıran ve güzel bir oyun ve skorla maçı kazanan Trabzonspor, bugün unuttuğu kenar ortalarını 68. dakikada hatırlayınca, Onuachu, takımını galibiyete taşıyan golü atarak skoru 2-1 yaptı. Maalesef, bu gol sonrası ise maç yarıda kaldığı için, sahayı değil, saha dışını konuşmak zorunda kalıyoruz.

Bir önceki hafta, Ankaragücü Başkanının maç sonrası hakeme  attığı yumruk nedeniyle dünya futbol kamuoyunu meşgul eden futbolumuz, bugün de İstanbulspor Başkanının takımını sahadan çekmesiyle yeniden gündem oldu. İki hafta üst üste böyle olayların yaşanması bana pek tesadüf gibi gelmiyor. Trabzon’lu ve Trabzonsporluluğu ile bilinen İstanbulspor Başkanının, süper ligde daha önce bariz haklarının yendiği maçlarda tepki göstermeyip de Trabzonspor maçında ve tartışmalı bir pozisyon sonrası takımını sahadan çekmesi, anlaşılır gibi değil. Maç devam etse belki maçı kazanacak, çünkü Trabzonspor iyi futbol oynamıyor, her sonuç olası. İstanbulspor Başkanı, bu kararla, hem futbolcularının olası kazançlarını kaybetmesine, hem alacağı ceza nedeniyle takımının ligden düşme ihtimalinin artmasına, aynı zamanda, iddia oynayan futbolseverlerin olası kayıplarına ve dahası futbolseverlerin futbol izleme zevkinden mahrum kalmasına ve dünya futbol kamuoyunda negatif bir görüntü daha sergilenmesine neden oldu diyebiliriz. Bu karar aynı zamanda da, Trabzonspor’a yapılan büyük bir saygısızlık olmuştur. Bundan sonra, ligimizde olacak 3. olayı merakla beklemekteyim. Zira, bu radikal hareketler, zincirleme bir sürenin ilk iki halkası gibi duruyor. Bu sürecin, Türk Futbolunu nereye götüreceğine ise sanırım çok yakında şahit olacağız.

Daha önce başka takım sempatizanı olan ama son yıllarda Trabzonspor’a yapılan haksızlıklar sonrası, artık Trabzonsporluyum diyerek sıkı bir Trabzonspor taraftarı olan, yazılarımı her hafta dört gözle bekleyip, yorumlarıyla beni onurlandıran, 1960’lı yıllarda evlenip yerleştiği Kıbrıs’ta, Kıbrıs Türk Sporuna ve Eğitimine büyük hizmetlerde bulunup, sayısız sporcular yetiştiren, öğrencilerini bir Anne şefkati ile hayata hazırlayan, Beden Eğitimi Öğretmeni ve Müfettiş Sevgili Kayınvalidem Sabahat Özkaloğlu’nu maalesef sonsuzluğa uğurladık. Sporcu yetiştirirken, Atatürk’ün “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim” vecizesini kendine ilke edinip, Kıbrıs Türk Sporuna Atatürkçü ve başarılı gençler kazandıran Sabahat Özkaloğlu’na (Hocanım) Tanrı’dan rahmet, yüreği gibi aydınlıklar, yakınları ve sevenlerine sabırlar diliyorum…